İklim Krizine Karşı Taleplerimiz

  • Hedefimiz, IPCC raporlarında defalarca belirtildiği üzere 1,5C olarak kalmalıdır.
  • İklim zirvelerinin, küresel ortalama sıcaklık artışını 1,5C sınırında tutabilmek adına bizlere %50 kurtuluş şansı tanıyan “2030 yılına kadar yarı yarıya emisyon azaltımı” hedefini kabul etmiyoruz. Karbon bütçesi hesaplamalarına dayanan bu hedef, ısınmayı hızlandıracak geribildirim döngülerini de hesaba katmaz.

2030 yılına kadar emisyonların sıfırlanmasını talep ediyoruz.

  • Küresel ölçekte her yıl 55 milyar ton sera gazı emisyonu üretiyoruz. Bunun 36 milyar tonu kömür, petrol ve gaz yakmaya devam ettiğimiz için salınan CO2’dir. Bu fosil yakıtlar elektriğin üretimi için kullanılıyor. Yerlerine yenilenebilir enerji kullanmalıyız.

Yenilenebilir enerjiye geçiş yapabilmek için piyasaların mevcut kurallarını terk etmemiz gerekir ve bunu başarmanın yolu, fosil yakıt kullanılmasını yasaklayacak bir düzenlemeye başvurulmasıdır.

Fosil yakıt endüstrisine akıtılan sübvansiyonlar hemen sonlandırılmalı, tüm fosil yakıtlı gelişim modelleri iptal edilmeli; Fosil yakıtlar yasaklanmalı ve yerin altında bırakılmalıdır.

  • Enerji ihtiyacının büyük bölümü elektrik ile karşılanmalı ve elektriğin tamamı yenilenebilir kaynaklardan elde edilmelidir.

Elektriğin rüzgâr ve güneş enerjisiyle üretilmesi, fosil yakıt emisyonlarını %90 azaltır. Elektrik üretimi, sanayi ve ısıtma sistemleri ile ulaşım araçlarını yenilenebilir elektrikle çalışacak şekilde dönüştürdüğümüzde küresel fosil yakıt emisyonlarının %87’sinden kurtuluruz. Aynı zamanda tüm emisyonlarımızın yüzde 60’ından fazlasıdır bu.

Ayrıca ormansızlaştırmaya son verirsek emisyonların onda birinden kurtuluruz. Tarım kaynaklı emisyonlar ise küresel emisyonların sekizde birine karşılık geliyor.

2030’da 1,5C hedefinin aşılmaması için öncelikle atılması gereken adımlar şunlardır:

Yenilenebilir enerji dönüşümü gerçekleştir, tarımsal üretimde iyileştirmeye git, ormansızlaştırmaya derhal son ver!

  • Yenilenebilir enerjiye geçiş çok büyük ölçekli bir dönüşüm planıdır. Böyle bir dönüşüm, süper şebekelerin kurulmasıyla başarılabilir.

Mevcut koşullarda, yenilenebilir enerji dönüşümüne ayrılması gereken olağanüstü bütçe fosil yakıt endüstrisi ve onları destekleyen bankalara, şirketlere, yani zenginlerin cebine akıtılıyor. Aynı miktarlarda yatırımı bu krizi durdurup beraberinde yenilenebilir enerji istihdamı yaratmaya, düzgün çalışan bir sağlık sistemi geliştirmeye, insani ihtiyaçların karşılanmasına ayırmak mümkünden de öte yaşamsal bir zorunluluk!

Hangisini kurtaracağız? Onların fosil yakıt endüstrisini, bankalarını ve şirketlerini mi, yoksa kendimizi mi?

Merkezinde yenilenebilir enerji sektörü için milyonlarca kişilik istihdam imkânı barındıran adil bir dönüşüm istiyoruz!

  • Türkiye’de 9,7 milyon işsiz var.

İş güvencesi ve insana yakışır koşullar sunacak 3 milyon iklim işi istiyoruz!

Bu işler imalat, kurulum, işletme süreçlerindeki istihdamın yanı sıra, (yenilenebilir enerji santralleri ağırlıklı olarak kırsal kesimde bulunacağından) yoksul bölgelerin de kalkınmasını sağlayacağı için olağanüstü fırsatlar yaratır, ekonomiyi yeniden canlandırır.

  • İklim işleri, ısınmaya sebep olan emisyonları hedef alıp doğrudan azaltımı amaçlamalıdır.
  • Böyle bir istihdamı sadece Adil Dönüşüm tasarısıyla yaratabiliriz.

Ve bu tasarı kamuya ait olmalıdır.

Çünkü rekabetçi piyasaların elinde hayata geçirilemez.

Adil Dönüşüm, düşük karbon ekonomisine geçişte işçi sınıfının zararını en aza indirmek ve kazanımlarını artırmak için gereken kamu politikalarının inşa edilmesini sağlar.

  • Rekabetçi kapitalist piyasalar, yenilenebilir enerjiyi ancak kömür, petrol ve doğal gazdan ucuz olduğu sürece kabul edilebilir görüyor:

2019’da rüzgâr ve güneşin payı, küresel toplam enerji tüketiminin %2’sinden daha azına karşılık geliyordu. Geride bıraktığımız 4 yıl boyunca, her yıl sisteme dahil edilen rüzgâr ve güneş kaynaklarının sayısı sabit seviyede kaldı. Bunun anlamı, yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması gerektiği yerde azaldığıdır.

Bizim cebimizden çıkacak muazzam miktarlarda para yozlaşmış şirketlere akıtılırsa tüm tasarının itibarı sarsılır. Bu kadar büyük ölçekli planlar piyasaya devredilirse başarılması imkânsız hale gelir.

Trilyonları şirketlere akıtmayı, maliyetleri yükseltmeyi kabul etmiyoruz!

  • Şirketleri ve devletleri harekete geçmeye zorlayabilecek tek toplumsal gücün örgütlü işçi hareketi olduğunu biliyoruz. İşte bu nedenle sendikaların desteği çok önemli.

İşçi sınıfının kitlesel desteği olmadan Adil Dönüşüm, iklim istihdamı gibi tasarılarının hayata geçirilebilmesi mümkün değildir.

Sendikalar “İklim Acil Durumu” ilan ederek kamuoyunun ilgisini bu konuya çekmeli, Adil Dönüşüm Merkezi kurmalıdır.

Hemen harekete geçersek, hız kazanan iklim çöküşünü yavaşlatabileceğimiz o tarihi sınırda duruyoruz.

Adil Dönüşüm ve 3 Milyon İklim İşi tasarılarının hayata geçirilmesi 15-20 yılı bulacak olsa da başlangıç için talep ettiğimiz iklim istihdamı tasarısı CO2 emisyonları yoğunluğunu mevcut seviyelere göre yüzde 90 azaltacağı için, bu yolda yürümeye başladığımızda 1,5C hedefini tutturma şansı yakalıyoruz. Çünkü, IPCC raporunun da belirttiği üzere, böyle bir yol izlersek, atmosferdeki karbon fazlası kademeli olarak azalmaya devam edeceğinden, – bu süre zarfında 1,6C’nin üzerine çıkılsa bile – 2100 yılı civarında tekrar 1,5C’ye dönebiliriz.

Leave a Comment

Latest Events
6 November 2021
6 November 2021
Ads
Event Search

You should choose a search result page. You can choose the page from the Theme Options > Events > Event Search Results Page option.

Latest Posts