Hakkımızda

Küresel Eylem Grubu’ndan Antikapitalistlere iklim aktivizmi

Türkiye’de ilk iklim aktivizmini örgütleyen kampanyanın kuruluşu 2005 yılında Jonathan Neale’in İstanbul’da konuşmacı olduğu bir toplantıyla başladı. 3 Aralık 2005’te Türkiye’de gerçekleşen ilk iklim mitinginin başlangıcı da bu toplantı olmuştu. İstanbul Sosyal Forumu kapsamında konuşmacı olarak toplantıya katılan Neal’le yaptığımız tartışmalarda, dünyanın her yerinde alarm zilleri çalacak bir iklim kampanyasını inşa etmenin acil olduğu fikrinde anlaşmıştık. Bu toplantının ardından aktivistlere yaptığımız çağrıyla yaklaşık 50 kişilik bir toplantıda yeni kampanyayı belirlemiştik. 3 Aralık 2005’te iklim krizinin tahribatlarına karşı küresel eylem günü ilan edilmişti. Mitinge 3 bin kişi katıldı.

KEG’in kuruluşu

Mitingin ardından aktivistler, daha kalıcı, “savaşlara, militarizme ve çok uluslu şirketlerin dünya çapında tahribatlarına karşı” bireylerin bir araya gelmesiyle ama konuya duyarlı tüm kurum ve kitlesel örgütlerin desteğini de alarak hareket edecek bir kampanya birliği kurdular. Kampanya birliğinin adı, Küresel Eylem Grubu oldu. Yeşillerden aktivistler ve Greenpeace’in oldukça sol bir aktivist jenerasyonuyla birlikte, ve DSİP’lilerin de tüm gücüyle inşa ettiği bir kampanya birliği olarak, ses getiren kampanyalar inşa ettik. Kuşkusuz her şey başlamadan önce iklim krizi konusunu sürekli gündemde tutan Açık Radyo’nun kurucularından Ömer Madra ve diğer arkadaşlarımızın katkısını hatırlatmaya gerek yok.

Kampanyanın politik çerçevesini ise çok özet bir biçimde belirledik ve sokakta yaptığımız sayısız kampanyanın ürünü olarak, KEG’in ses çıkartacağı, karşısında mücadele edeceği güçleri şöyle tarif ettik: “İklim değişikliğine, nükleer santrallara, baraj ve HES’lere karşı küresel kampanya, mücadele ve eylem birliği.” Bu kampanyayı inşa eden tüm aktivistler hem sosyal forumlarda hem savaş karşıtı mücadele içinde tanıştığı için, benzer bir politik duyarlılığı taşıyordu. Bu yüzden KEG içinde ırkçılık ve milliyetçilik gibi konularda da bir netlik vardı,

Sinop Çernobil olmayacak!

KEG, 2005 yılından başlayarak, birçok şehirde arka arkaya kampanyalar örgütledi. 26 Nisan 2006’da “Sinop Çernobil olmayacak!” eylemi yapma kararı aldık. Çernobil’de yaşanan nükleer santral faciasının yıldönümü olduğu için, dört aylık bir kampanya ile, ulaşabildiğimiz

tüm şehirlerde aynı gün, nükleer santrallere karşı insan zinciri kurmayı kararlaştırdık. 29 Nisan’da ise Sinop’ta örgütlenen mitinge destek olmayı hedefledik. Tıpkı 3 Aralık mitingi gibi, nükleer santrallere karşı insan zinciri de İzmir, Bursa, Ankara ve İstanbul’da örgütlendi. İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde çok etkin bir insan zinciri örgütlendi. Memet Ali Alabora KEG adına basın açıklaması yaptı. Bir saatten daha uzun bir süre elele tutuşarak caddede sloganlar attık. “Sinop Çernobil olmayacak!”, Çernobil’i unutma unutturma!”, “Nükleer santral istemiyoruz!”.

Başka bir enerji mümkün!

Sinop’ta gerçekleşen miting de binlerce insanın katılımıyla çok büyük bir etki yarattı.

4 Kasım 2006’da Bali’de yapılan iklim zirvesi sırasında iklim değişikliğine karşı küresel protesto dalgasının ikincisi gerçekleşecekti. KEG Türkiye çapında bir kampanya başlattı. 4 Kasım 2006’da 100’e yakın ülkede irili ufaklı eylemler gerçekleşti. İstanbul’da o kışın en soğuk gününe rastlayan bu küresel eylem gününde KEG aktivistleri de Kadıköy Meydanı’nda

sloganlar atarak bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Kyoto’yu imzala!

Ama KEG’in o güne kadarki en büyük kampanyası, 28 Nisan 2007’de Kadıköy’de büyük bir mitingle tamamlanacak “Başka bir enerji mümkün/Türkiye Kyoto’yu imzala!” kampanyasıydı.

Basında yer alma gücüyle, televizyonlarda gündem olmayı başarabilmesiyle, aydınlar ve sanatçılar arasında bulduğu destekle, çok sayıda kitle örgütünün aktif katılımıyla, internet üzerinden yapılan imza kampanyalarıyla, liselerde, üniversitelerde yapılan toplantılarıyla, sokaklarda dağıtılan on binlerce bildiriyle 28 Nisan kampanyası büyük bir mitingle sonuçlandı ve pratik olarak da büyük bir başarı kazandı. 28 Nisan mitingi hem dünyadaki iklim hareketlerine moral verdi, hem hükümet üzerinde Kyoto Protokolü’nü onaylaması yönünde büyük bir basınç yarattı, hem de çeşitli şehirlerdeki yerel kampanyaları tek bir kampanyanın aktif bileşeni haline getirerek tüm mücadelelere kazanma umudu aşıladı. Aynı dönemde “Türkiye Kyoto’yu İmzala” başlığıyla düzenlenen bir imza kampanyasında da 170 bin kişi Kyoto Protokolü’nün imzalanması için imza vermişti. Bir süre sonra hükümet Kyoto Protokolü’ne taraf olmak zorunda kaldı.

İklim krizi ve kapitalizm

Bizler iklim krizinin kapitalizmin ürünü olduğunu, kapitalizm altında iklim krizinin tahribatlarını yavaşlatmak için mücadele etmek bir zorunluluk olsa da devletlerin ve şirketlerin geri adım atmaya ikna edilmesinin hemen hemen mümkün olmadığını savunuyorduk. Tıpkı savaş karşıtı mücadelede olduğu gibi, iklim krizine karşı hareketin kazanması için örgütlü işçi sınıfını harekete kazanmak gerektiği ise bir başka tartışma konumuzdu. Eğer Türkiye’de 1 Mart 2003’te savaş karşıtı bir zafer kazanıldıysa, bunun nedeni istisnasız tüm emek örgütlerinin harekete çekilmesiydi. Bu süreçte izlediğimiz taktikleri, sadece işçi sınıfının toplumun biricik devrimci potansiyeli olarak gören bir teorik ve siyasal yaklaşıma sahip olan sosyalistlerin başarması mümkündü.

İklim hareketinde, tek tek bireylerin karbon ayak izinin önemsiz bir tartışma olduğu ama şirketlerin karbon ayak izlerinin iklim krizinin başat sorumlusu olduğu tartışması önemli bir diğer başlıktı.

Bütün bu tartışmaları yaparken, bir yandan da etkili eylemler örgütlemek için sürekli bir faaliyet halinde olmak aktivistlerin temel işiydi.

Nükleere hayır!

İklim eylemlerini aralıksız örgütlemeye, kampanyayı daha da genişletmeye devam ettik.1 26 Nisan 2008’de İstanbul’da doğrudan nükleer santrallara karşı ilk mitingi örgütledik. Polonya’da yapılan hükümetler arası iklim zirvesini protesto etmek için 6 Aralık 2008’de İzmir, Kocaeli, Bursa, Ankara ve İstanbul’da eş zamanlı basın açıklamaları ve eylemler düzenledik. Küresel hareketin sloganlarına sahip çıktık. İstanbul’daki basın açıklamasını Mor ve Ötesi grubundan aktivistler KEG adına yaptı. Basın açıklamasının ardından onlarca kurumun katıldığı alternatif iklim zirvesi düzenledik.

Güneş, rüzgar, bize yeter!

Bu kampanyanın ardından başladığımız yeni kampanya 25 Nisan’da Kadıköy’de gerçekleşen büyük bir mitingle sona erdi. “Güneş, rüzgar, bize yeter!” sloganının sık sık atıldığı mitinge çok sayıda kurum ve sanatçı destek verdi.

2009 yılında 24 Ekim günü “350, Hemen Şimdi” kampanyası çok ses getirdi. “ppm”, milyonda bir parçacık anlamına gelen bir ifade. Eylemleri yaptığımız dönemde atmosferdeki karbondioksit oranı her bir milyon molekülün sadece 387’si ya da milyonda 387 parça düzeyinde bulunmakta. O zaman oranın 350’ye inmesi için çabalıyorduk ama bugün hedefin çok gerisindeyiz.

İklim krizine karşı hareket içinde binlerce ama binlerce aktivistle birlikte defalarca eylemler örgütledik.

Yıllar sonra, 2019 yılının Eylül ayında, Greta Thunberg’in başlattığı hareketin küresel eylem haftasına milyonlarca insan katıldı. Kadıköy’de hafta kapsamında yapılan yürüyüşe yaklaşık 5 bin kişi katıldı ve katılanların yüzde 90’ı genç ama çok genç öğrencilerdi. 2019’un Şubat ayında iklim için okul grevleri 30’dan fazla ülkede yapıldı. 2019’un Mart’ında dünya genelinde 2 milyon öğrenci sokaklara çıktı ve aynı yıl Eylül ayında ise 169 ülkede, 6100 noktada, 73 sendika, 820 sivil toplum örgütünün destek verdiği, 7 milyon kişinin katıldığı muazzam bir küresel harekete dönüşüp, bir isyan dalgası haline geldi.

Ertesi yıl pandemi nedeniyle hep birlikte online düzenlendiğimiz ve Antikapitalistler’den Kerem Kabadayı’nın konuşmacı olduğu iklim grevine yüzlerce insan katıldı.

Bu yıl Gelecek İçin Cumalar aktivistlerinin 24 Eylül’de düzenlediği eylem yeniden sokaklarda iklim krizine karşı mücadelenin başlaması açısından çok önemli bir ilk adımdı.

Şimdi Gelecek İçin Cumalar aktivistlerinin 22 Ekim’de düzenleyeceği küresel eyleme katılıp ardından 6 Kasım’da COP26 toplantıları sırasında yapılacak küresel eylemi çok sayıda şehirde inşa edeceğiz.

Katılın birlikte iklim krizini durduralım!

1 Küresel Eylem Grubu’nun eylemlerine destek olan, kampanyalarının imzacısı olan isimler ve kurumları, dolayısıyla ne kadar geniş bir çevreyi bir araya getirdiğimizi şöyle anlatmak mümkün: Ahmet İnsel Aysun Sayın(Sogep) Ceren İsat(Sogep) Ceren Şahin (Sogep) Doğan Tarkan Dr.Erkan Kapaklı Erol Katırcıoğlu Erol Kızılelma Fehim Caculi Gencay Gürsoy İpek Çalışlar Kürşat Bumin Müge Sökmen Osman Kavala Roni Margulies Semih Sökmen Şükrü Boyraz Ümit Şahin Veysel Demir Ali Ece Aslı Erdoğan Ayben Aydan Çelik Aylin Aslım Aynur Doğan Bayar Şahin Behiç Ak Beste Bereket Burak Güven Bülent Ortaçgil Bülent Somay Cahit Berkay Cem Özkan Cengiz Sarı Ceza Çağatay Kadı Deniz Türkali Derya Alabora Derya Köroğlu Emrah Karaca Engin Yörükoğlu Erbatur Çavuşoğlu Erdal Erzincan Erdal Güney Erkan Oğur Ezel Akay Feridun Düzağaç Fuat Saka Genco Erkal Gür Akad Görkem Yeltan Hakan Altun Hale Soygazi Hande Yener Harun Tekin Hasan Saltık Hayko Cepkin Hüseyin Yıldız Ilgın Su Işık Yenersu İlkay Akkaya İpek Çalışlar Jale Karabekir Janset Kardeş Türküler Kerem Kabadayı Kerem Özyeğen Kıvırcık Ali Koray Candemir Korhan Özyıldız Lale Mansur Mahir Günşıray Mehmet Güleryüz Mehmet Ali Alabora Mustafa Alabora Müjde Ar Nejat Yavaşoğulları Nezih Ünen Olgun Şimşek Orhan Gencebay Ömer Madra Önder Focan Pelin Batu Pınar Kür Ragıp İncesağır Rauf Kösemen Roni Margulies Şanar Yurdatapan Savaş Çekiç Serap Yağız Serhat Ersöz Sultan Tunç Şebnem Ferah Taner Öngür Tarkan Gözübüyük Tarkan Tevetoğlu Tilbe Saran Tuna Kiremitçi Vedat Sakman Yaşar Kurt Yavuz Bingöl Yetkin Dikinciler Yiğit Özgür Zeynep Casalini Zeynep Eylül Üçer, Zeynep Tanbay. Kurumları ise şöyle sıralayabiliriz: Disk Genel İş İst.Anadolu Yakası Bölge Başkanlığı Eğitim-Sen 2. Nolu Şube Eczacılar Odası Eczacılar Odası( Bursa) Haber-Sen (Genel Merkez) Hava-İş Sendikası (Genel Merkez) İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Diş Hekimleri Odası İstanbul Tabip Odası İstanbul Veteriner Hekimler Odası Kesk Şubeler Platformu Kristal-İş Metaruluji Müh. Odası (G. Merkez) Petrol-İş Sendikası Türk Tabipler Birliği 78’liler Girişimi Altıdan Sonra Tiyatro Ekibi Amargi Arama Kurtarma Araştırma Derneği Barışapedal Barışarock Buğday Eko. Yaşamı Destekleme D. Çevre İçin Hekimler Derneği Çiftçi Sendikaları Konfederasyonlaşma Platformu Doğa Derneği Dsip Dtp Dünya Yalnız Bizim Değil Platformu Düşünce Suçuna Karşı Girişim Ekspres Dergisi Emep Egeçep Fiziksel Engelliler Federasyonu Gdo’ya Hayır Platformu Genç Praksis Genç Siviller Gepgenç Festivali Göç-Der Greenpeace Grup Nena Haydarpaşa Dayanışması Herkes Farklı Herkes Eşit Kampanyası Hey Gidi Karadeniz Irkçılığa Ve Milliyetçiliğe Durde Karadenizin Çocukları Lambda Laz Kültür Derneği Lazuri Lübnan İçin El Ele Mahalle Afet Gönüllüleri Koord. Mayınsız Türkiye Girişimi Mazlum-Der (Genel Merkez) Morel Munzur Derneği Ödp Sdp Sinop Bizim Siyasal Ufuk Hareketi Sodev Sosyal Haklar Derneğii Sosyal Kalkınma Ve Cinsiyet Eşitliği Politikaları Merkezi (Sogep) Şoförler Derneği Tiyatro Boyalı Kuş Tunceli Dernekler Federasyonu Tübider Tüdef (Genel Merkez) Tüketiciler Birliği Tüko-Der Türkiye Sakatlar Derneği (G Merkez) Türkiye Yazarlar Sendikası Vapurumu Vermiyorum İnsiyatifi Yeşiller. 1 Mart savaş karşıtı hareketinde kurumsal ve bireysel katkıların yoğunluğuyla birlikte düşündüğümüzde bütün bu dönemde yüzbinlerce aktivistle bir araya geldiğimiz net bir şekilde anlaşılır.

Latest Events
6 November 2021
6 November 2021
Ads
Event Search

You should choose a search result page. You can choose the page from the Theme Options > Events > Event Search Results Page option.

Latest Posts